Von der Leyen, Montreal’de başlayacak olan AB-Kanada Zirvesi öncesinde C.D. Howe Enstitüsü’nde AB-Kanada ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kanada ile AB’nin birbiriyle tamamlayıcı iki sistem olduğunu belirten von der Leyen, “Elbette coğrafi sebeplerden ötürü Kanada, AB’nin tam üyesi olamaz. Ancak her ikimiz de ilişkilerimizi en yüksek seviyeye çıkarmak istiyoruz. Bu nedenle Kanada’nın Avrupa Birliği’nin ilk ‘ortak üyesi’ olma fikrini tartışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Von der Leyen, planladıkları ilişki modeline dair “Fikrimiz oldukça basit; üyelik sürecine odaklanmak yerine, üyelik olmadan ortaklığı ele alıyoruz. Ancak ortak bir hedef ve vizyonla, üyeliğin yerini doldurabiliriz. Şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz her şeyden daha fazla üyeliğe yakın bir ortaklık oluşturabiliriz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

MODEL NASIL HAYATA GEÇİRİLECEK
Bu hedefe ulaşmanın yollarını açıklayan von der Leyen, “Peki bunu nasıl başaracağız? İlk olarak, politikalarda yakın bir uyum sağlamak anlamına geliyor. Yapay zeka ve iklim değişikliği gibi alanlardan enerji ve güvenliğe kadar her konuda işbirliği yapabiliriz. Aklınıza gelebilecek her şey üzerinde çalışabiliriz. İkinci olarak, yönetişimde yakın bir uyum demektir. Avrupa Komisyonu ile Kanada hükümetinin daha fazla işbirliği yapması gerekecek. Örneğin bu işbirliği, iki parlamentomuz arasında ve mahkemeler arasında da gerçekleşebilir. Üçüncü olarak ise birbirimizin programlarıyla daha uyumlu hale gelmek anlamına geliyor.” dedi.
Von der Leyen, Kanada’nın Avrupa’nın Erasmus programına katılımını güçlendireceklerini ve daha fazla gencin bir araya gelip birbirlerinden öğrenmesine olanak tanıyacaklarını belirterek, araştırmacıların ve bilim insanlarının birlikte çalışarak yenilikler geliştirebilmeleri için ülkenin yeni nesil Ufuk Avrupa programına katılımını artırmaya yönelik çabalar içinde olduklarını ifade etti.

“KANADA’DAN DAHA İYİ BİR ORTAK DÜŞÜNMÜYORUM”
Ortak üyelik yaklaşımının kapsamına değinen von der Leyen şunları belirtti:
“Özetle ortak üyelik, bunları ve çok daha fazlasını kapsıyor. Bu durum yalnızca Avrupa dışındaki en yakın ortaklarımıza açık olacak; birlikte yeni ufuklar keşfetmeye, rotayı beraber çizmeye ve bugünkü ortaklığımızın ötesinde inşa edilebilecek en iddialı ilişkiyi düşünmeye hazır olanlara hitap ediyor. Şunu belirtmeliyim ki bizimle bu yolculuğa çıkmak için Kanada’dan daha iyi bir ortak düşünemiyorum.”
AB’DE ORTAK ÜYELİK TARTIŞMASI
Von der Leyen, Kanada’ya “ortak üyelik” statüsü verilmesi önerisini ilk kez geçen ay Strazburg’da yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında Kanada Başbakanı Mark Carney’e aktarmıştı.
Almanya, İtalya, Yunanistan ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu bazı AB ülkeleri Montreal’deki zirvenin ortak açıklamasında “ortak üyelik” ifadesinin kullanılmasına karşı çıkıyorlar. Bazı üye ülkeler von der Leyen’in öneriyi gündeme getirmeden önce kendilerine danışmadıklarını bildirdiler.
Bu itirazların ardından ortak açıklama taslağının son versiyonunda “ortak üyelik” yerine “daha yakın ortaklık” ifadesinin kullanıldığı iddia edilmişti. Böylece taslakta 2027 AB-Kanada Zirvesi’ne kadar tam üyelikten daha sınırlı bir yakın ortaklık ilişkisinin çerçevesinin tanımlanması planlanmıştı.
AB Komisyonu ise itirazlara rağmen öneri üzerindeki çalışmaların devam edeceğini duyurdu. Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, ortak üyelik için gerekli çerçeve üzerinde üye ülkelerle yoğun şekilde çalışmaya devam ettiklerini açıkladı.
Von der Leyen de Montreal’e varmasının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında Kanada’yı AB’nin ortak üyesi olarak Birliğe her zamankinden daha fazla yaklaştırma hedefine vurgu yaptı.